Yılmaz Güney Sözleri

yılmaz güney

 

 

Arkadaşlar! Dışarıda bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?

Pardösüsü olanlar kışı özlerdi. ekmeği olanlar akşamı, uykusu olanlar geceyi beklerdi…Ölüm beni çağırıyor…

Biz, önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık.

Unutmak zaman ister demiştim,yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı.

Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın, halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır.

Onbinlerce, milyonlarca insan beni izler hedefim onların sevgisine layık olmak, farkında olmadıkları; şeyleri göstermek, onları uykularından uyandıracak filmler yaparak onları toplumsal mücadeleye katmak için çalışırım.

Ülkemden ayrılışım, özgür olmak, yaşamak istediğimden ötürü değil, özgürlük ve demokrasi kavgasına daha etkin ve aktif bir biçimde katılabilmek içindir.

Bir köle olarak yaşamaktansa, özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir.

Bir köpeğin dostluğu, bir dostun köpekliğinden iyidir.

Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim; onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.

Ben kimsenin canını yakmadım; onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.

Biz de bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını.

Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş.

Eğer bir toplumda, devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa, ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa, o toplum için için çürümeye başlar.

Hayatın iyi, uslu bir seyircisi olmaktansa hayatın içinde başarısız bir adam olmak bin kere daha iyidir. İyi bir boks seyircisi olmaktansa, kötü bir boksör olmayı göze almak daha iyidir..

Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye. Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye. Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye. Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye…

En zor en imkansız zamanda dahi başarıya gitmenin tek yolu çalışmaktır..!

Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki, ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.

En zor hapishane, insanın kafasında yarattığı hapishanedir ve ilk fırsatta yıkılmalıdır, hayatı daha iyi kavrayabilmek için

Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü. Biz öleceğiz ama çocuklarımız bırakacağımız mirası taşıyacaklar yüreklerinde. Ve onların yürekleri bizim altında ezildiğimiz korkuları taşımayacak…

İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor sevgili.

Geride kalan tek şey yüreğim… Sahip bile çıkamıyorum artık ona! baksana almış başını gitmiş sana…

Baylar, korkunuzu, telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları, fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız; ama bilmelisiniz ki, korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır.

İnsanları taş duvarlar, demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi, onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır.

Güzellik Bir Bütünün Sonucudur. Bunun için kolay görülmez, kolay varılmaz, kolay anlaşılmaz.

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili…

Hayatı kendim için yaşamıyorum. ve korkmuyorum hiç bir şeyden. başıma gelecekleri de biliyorum. Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü…

Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz ya da bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boğun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir.