William Shakespeare Sözleri

william shakespeare2

 

Cehalet Tanrı’nın laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır.

Cehennem boş; tüm şeytanlar burada.

Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı.

İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar.

İnsanı yoran yaşadığı hayat değil, Taşıdığı maskelerdir.

Kadın bekarken sadece evlenmeyi, evlendikten sonra ise her şeyi ister.

Acaba bu yarayı hep ağır ağır iyileştiren de nedir?

Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.

En iyiyi bulmak için uğraşırken iyiyi kaybediyorsunuz.

Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca çözebilir.

Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz.

Allah size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin.

Ancak acıya verdiğim değer kadar değer veriyorum hayata, onsuz edebilirim. Ama namus, benden çocuklarıma kalacağı için, yalnız onu savunacağım ben.

Anladığım sözlerindeki öfkedir, sözlerin değil.

Arzu! İnsanın ta can evine işlersin sen; olmaz sanılan şeyleri oldurursun, düşlerle haberleşirsin; nasıl olur? Gerçek olmayanla düşüp kalkarsın, yoklukla arkadaşlık edersin sen; öyleyse gerçek olanlarla birleşebileceğin inanılır bir şey pekala; ve sen Arzu, yasayı çiğneyerek yaptığın bu işi, anlıyorum.

Arzular ve hınçlar aklın sesini duymazlar.

Aşk bir deliliktir.

Aslında hiçbir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır.

Ayrılmanın gökteki yıldızlar kadar çeşidi vardır.

Bazı acılar ilaç yerine geçer.

Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkınışların teşvikcisidir.

Bazıları büyük doğar, bazıları büyüklüğü kazanır, bazılarına da büyüklük yakıştırılır.

Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz.

Beklemek cehennemdir, ama beklerim seni, İyi kötü demeden, suçlamadan keyfini.

Ben zamanı harcadım şimdi de zaman beni harcıyor.

Benim sevgim böyledir. Varlığım senin hepten: Her suçu üstlenirim, Yeter ki haklı çık sen…

Bir çok defa elimizdeki nimetin kadrini bilmeyiz ama kaybedince sahip olduğumuz zaman takdir edemediğimiz değerini hemen anlarız.

Bir erkeğe yaraşan her şeyi yapmayı göze alabilirim; ama daha fazlasını yapmak erkeklik değildir.

Bir iftira başka iftiraları doğurur.

Bir insana yaraşan her şeyi yapmayı göze alırım; ama daha fazlasını göze almak insanlık değildir.

Buz kadar lekesiz, kar kadar temiz olsan bile iftiradan kurtulamazsın…

Çocukları iyilik bilmez krallar, erdemli çocuklarını yitirenlerden daha az mutsuz değildirler.

Çok defa sadece düşmanlarımıza acırız.

Değerli adam için şeref, hayattan çok daha ağır basar.

Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk, aşk değildir. Aşk gözle değil ruhla görülür.

Delilik ve cahillik, insanlığın ortak laneti.

Dik tepelere tırmanmak için, başta yavaş yürümek gerekir.

Dilenciler ölürken kuyruklu yıldız görünmez; büyüklerin ölümü tutuşturur gökleri bile.

Seni öyle seviyorum ki Eğer o gün beni düşünmek seni üzecekse O tatlı düşüncende unutulup gideyim daha iyi.

Seni tanıyamıyorum artık derken ne kadar da haklıydın. Çünkü, Bende seni sevdikten sonra kendime hiç rastlamadım.

Senin dudakların şarap gibi ve ben sarhoş olmak istiyorum.

Doğayı geliştiren araçlarda, doğanın kendi yarattığı araçlardır ancak; doğaya katkıda bulunduğunu söylediğiniz sanat da, doğanın kendi yarattığı bir sanattır.

Dünü yada bugünü değil anı yaşamalısınız. Çünkü; Şimdi olacaksa bir şey; yarına kalmaz. yarına kalacaksa eğer; bugün olmaz.

Dünya bir oyun sahnesidir.

Durma üz kendini üzebildigin kadar, hatalarını düzeltecekse. Düşünme hiç şu anını, düşüncesizlik garantiliyorsa yarını. Ve kork ölümden ölesiye, korkun seni ölümsüzleştirecekse…

Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.

Eğer hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek bir akıl ve muhakeme kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık, tabiatımızdaki kötülük bize en olmayacak işler yaptırırdı.

En olgun meyve en başta düşer.

En tatlı balın bile fazlasının tadı bıkkınlık verir.

En zoru da; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır .

Erkekler mi daha akıllıdır kadınlar mı ? Elbette ki kadınlar. Çünkü bacağı güzel diye, hiçbir kadın askıntı olmaz bir erkeğe.

Erkeklere sevgilerini sık söyleyen kadınlar en az seven kadınlardır.

Felaket, dost sayısını sıfıra indirir.

Geçmiş bir dost için yakınmak yeni dertler edinmektir.

Geçmiş bir felakete üzülmek, bir yenisini davet etmenin en emin yoludur.

Gençlik yalvararak, ödünç alınarak değil, çoğu kez satın alınarak ele geçer.

Gerçek, kulübesinde hapsedilen sadık bir köpektir.

Gerçek, yerin yedi kat altında da olsa bir gün ortaya çıkacaktır…

Göründükleri gibi olmalıdır insanlar. Eğer değillerse; hiç görünmesinler daha iyi.

Gözyaşı ile yıkanan yüzden daha temiz bir yüz olamaz.

Gürültü için akordu bozmak yeter.

Güven ruh gibidir, Terkettiği bedene asla geri dönmez .

Hakkıyla başlatılan bir girişim, gereken her şey kazanılıncaya kadar bırakılmamalıdır.

Haksız bir dava için dövüşmek gerçek bir cesaret sayılmaz.

Hayat, gelip geçen bir gölgedir.

Her dost dosdoğru dost olmuyor.

Herkese kulağını, ama çok azına sesini ver.

Hiçbir miras, doğruluk kadar zengin değildir.

İçinde örümcek eritilmiş bir kadehi kafaya dikip gidersin de, zehirlenmezsin yine de, çünkü zihnine bulaşmamıştır; ama o iğrenç şey gözlerinin önüne konursa, onu nasıl içtiğini öğrenirsen, kıvrana kıvrana patlarcasına çıkarırsın yuttuğunu. Ben hem içtim, hemde örümceği gördüm.

İftira erdemi bile sarartıp, soldurur.

İftiranın ağzı kılıçtan keskin olur.

Bir iş övülmezse, ölür gider; ardından gelecek binlerce iyi işi de yok eder. Övülmek bizim gündeliğimizdir. Mahmuzlamakla bize bir adım attıramaz iken, binlerce fersah yol aldırabilirsiniz tatlı bir öpücükle.

Biz erkekler daha çok söyleyebilir, daha fazla yemin edebiliriz; Ama gerçekte gösterişimiz, duygularımızdan üstündür. Çünkü; her zaman yeminlerimizde cömert, ancak aşkımızda samimi değiliz.

Bu ayrılmamız hem kalış, hem gidiştir ikimiz için Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle Ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.

İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.

İhtiyacı olmayanın dostu vardır.

İktidar inatçı bir ayıdır, ama burnundan altınla yakalayıp istediğin yere götürebilirsin.

İnanıyorum söylediğini candan söylediğine,
Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez,
Kendi kendinize verdiğiniz sözü tutmak,
En çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.
Madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün,
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı,
Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

İnsanın iyisi talihin kötüsünde belli olur.

İnsanlar göründükleri gibi olmalıdır. Eğer değillerse hiç görünmesinler daha iyi.

İnsanların aşktan öldükleri yalandır.

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaslanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.

İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.

İstenip de, namusa dokunmadan verilebilecek ne varsa isteyin, lütfen (Viola)

İyi veya kötü insan diye bir şey yoktur. İnsanlar iyi veya kötü olmayı düşünceleriyle belirlerler. Neyi düşünüyorsak oyuzdur. Kişinin düşüncesi düşünün rengine boyanmıştır.

İyimser kişi, yaranın üstünde artık kabuk görür; kötümser kişi ise kabuğun altında yine yara görür.

Kaçınılmaz felaketler karşısında sızlanmak, gülmek kadar aptalcadır.

Daha iyi, iyinin düşmanıdır.

Kadın çok defa hoşlandığı şeye dudak büker.

Kadınlar güller gibidir, bir defa açıldılar mı; yaprakları hemen dökülmeye başlar.

Kendinde kötülük işlemek küstahlığını bulan; işlediği kötülüğü inkar edecek kadar küstahlık bulamasın kendinde..

Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine ulaşıp da sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın yapmacık bir mutluluksa.

Kim olduğumuzu biliyoruz ama ne olabileceğimizi bilmiyoruz.

Kim tutabilir ki ateşi elinde karla kaplı kafkasları düşünerek; ya da açlığını bastırabilir gözlerinin önünde bir şölen canlandırarak; ya da çırılçıplak yuvarlanabilir aralık karında yaz sıcağını düşleyerek…

Kimi günahlarıyla yükselir, kimi meziyetleri ile kaybeder.

Kimileri seviyorum der çünkü ezberlemiştir, kimileri diyemez çünkü gerçekten sevmiştir.

Kimliğimi ve ne olduğumu başarıyla gizlemem sadece amacıma hizmet etmek içindir.

Konuşmadan önce düşün ki konuştuktan sonra düşünmeyesin…

Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.

Konuşmanın beceremediğini saf masumluğun susması başarır çoğu kez.

Korkaklar, ölmeden önce defalarca kez ölür; cesur insan ölümü bir kere tadar…

Macbeth uykuyu öldürdü.

Nasıl bir at, üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da içinde yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz.

Ne kadar acıdır başkasının gözüyle bakmak mutluluğa

Ne kadar da fakirdir sabrı olmayanlar.

Ne zaman sana açılacak olsam, seni yalnız bulamıyorum. Şans bu ya; Seni yalnız bulduğumda, kendimi bulamıyorum.

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu. Katlanmak mı iyi zalim kaderin oklarına, yumruklarına, yoksa çılgın denizlere karşı gelip bir son vermek mi? Ölmek uyumak hepsi bu kadar, yalnızca uyumakla bitebilir bütün acıları yüreğin ve çektiği bütün kahırları bedenin…

Olmuş bitmiş, düzeltilmesi elde olmayan şeyler için acınmakta boştur oysa.

Önce hayaller ölür, sonra insanlar.

Onurum yaşamımdır, beraber büyümüşlerdir; onurumu benden alın, yaşamım da bitmiş demektir.

Öyle körkütük sadık bir köledir ki sevda, Seni kötü göremez bin kötülük yapsan da.

Özgürlük dışarıdaysa sürgün sizin yanınızdır.

Parmaklarını yalamayan aşçı iyi bir aşçı değildir.

Peşine düşülen kadın,., bir melek görünür erkeğin gözüne; elde edilmeye görsün, şeytan kesilir.

Rahatlık, sevgi bağının ta kendisidir; sevginin körpe yüzünü de, gönlünü de değiştirir felaket.

Rüyaların yapıldığı maddeden yapılmayız biz ve uykuyla çevrilidir küçücük hayatımız.

Samimi ol, fakat sakın laubali olma!

Sapkın eski niyetler bile kutsal kitaptan çalınırken, ben en çok şeytanı oynarken aziz gibi görünürüm.

Sen mi güzelsin yoksa beklemek mi ? Şansın bile yok, tabi ki beklemek. Ama yalnızca seni.

Sevecek olan, ilk bakışta sever.

Yiğitliğin iyi tarafı, tedbirdir.

Yiğitlik intikam kazanmakta değil, tahammül göstermektedir.

Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.

Karıları ihanet edenlerin hepsi umutsuzluğa kapılsaydı, insanlığın onda biri asardı kendini.

Kendi başına iyi veya kötü bir şey yoktur, bunu düşüncelerimiz yapar.

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz ? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.

Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, Yarına kalacaksa bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış; Erken bırakmışsın ne çıkar, ne olacaksa olsun.

Şimdi, acı gibi görünen tüm acılar, o zaman, Seni kaybetmenin yanında çıkacak acı olmaktan.

Soylu beylerim, hemcinslerim de sık sık rastlandığı gibi ağlamaya yatkın değilim ben; o boş yere dökülen yaşları bende görmemek merhamet kaynaklarınızı kurutacak belki; ama burama yerleşmiş öyle bir acı var ki, onun yakması gözyaşlarının boğulmasından beter.

Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar.

Sözlerin uçuyor havaya ama düşüncen yerde. Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere.

Suçlu kafa, her zaman kuşkunun uğrak yeridir.

Tabiatta ruh sakatlığından başka sakatlık yoktur. Kötü kalpten başkasına çirkin denilmez. Fazilet güzelliktir; fakat güzel kötülükler şeytanın süslediği baş sandıklardır.

Tanrısal güçler insanca davranışlarımızı görüyorlarsa – ki görüyorlardır – hiç kuşkum yok, masumluk yüzünü kızartacaktır haksız suçlamanın ve zorbalık sabrın karşısında tir tir titreyecektir.

Tazılar kondisyonlari için koşar ama efendileri için avlarlar.

Tecrübe ile edindiğin dostları ruhuna çelik halkalarla bağla..!Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama, göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya.

Uykumda bir kraldım, ama bir hiçim uyandığımda.

Uzun ömürlü bir ilişkinin sırrı; Sadece aranan kişiyi bulmak değil, aynı zamanda aranan kişi olmaktır .

Vücutlarımız bahçemizdir… Niyetlerimiz de bahçıvanımızdır.

Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun, güneşi sevdiğini söylüyorsun ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun, rüzgarı sevdiğini söylüyorsun rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.

Yapmadık demek yapmayacağız demek değildir.

Yarayla alay eder, yaralanmamış olan…

Yaşam gezinen bir gölgeden ibaret zavallı bir komedyen, bağıra çağıra saatini doldurur sahnede ve bir daha duyulmaz olur sesi; bir ahmağın anlattığı masaldır bu, avazı çıktığınca, hiddetli ve hiçbir anlamı olmayan.

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın…

Sevgilim doğruyu söylediğine yemin ederse, ona inanırım. Yalan söylediğini bildiğim halde.

Şeytan bir günah işleteceği zaman, işe, bu günahı kutsallık zırhına sarmakla başlar.

Benzer Sözler

Paylaş