Mustafa Kemal Atatürk Sözleri

ataturk-nationalturk-0347

 

 

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir,dalalettir.

Amaç sadece kazanmaksa savaşta; hiç bir taraf yoktur ki kaybettim desin… Kaybetmek de bir erdemdir sadece bunu onurlu olarak kabul edebilmelisin.

Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir.

Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.

Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.

Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

Biz Türkler, ruhen demokrat doğmuş bir milletiz.

Ancak hür fikirlere sahip olan insanlar vatanlarına faydalı olabilirler ve onlardır ki vatanlarını kurtarıp muhafaza etme kudretine malik olurlar.

Milletim beni nereye isterse oraya gömsün. Yeter ki beni unutmasın.

Devrimin amacını anlamış olanların onu korumaya her zaman güçleri yetecektir.

Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. Yalnız şurası var ki din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.

Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakâr bir halktır.

Bu başarının, kutsal topraklarımızı düşman istilasından büsbütün kurtaracak olan kesin zaferin hayırlı bir başlangıcı olmasını Tanrının lütfundan dilerim.

Bu memleket tarihte Türk’tü, halde Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.

Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.

Arkadaşlar! Gidip , Toros dağlarına bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiç bir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

Efendiler, sosyal hayatın kökeni, aile hayatıdır. Aile, açıklamaya gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.

Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.

Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.

Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe direnmek lazımdır.

Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki , cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller istiyor.

Kadının en büyük vazifesi analıktır. İlk terbiye verilen yer ana kucağı olduğu düşünülürse bu görevin önemi gerektiği gibi anlaşılır.

Benim fıtratımda bir gayritabiilik varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdendir.

Kılıç ve saban; bu iki fatihten birincisi ikincisine daima yenildi.

Gençler, cesaretimizi takviye ve idâme eden sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık meziyetlerinin, vatan muhabbetinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsâli olacaksınız.

Benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Dünya’da her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalâlettir.”

Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir.

Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir.

Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.

Ben sizlerden biriyim.

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir.

Beni övme sözlerini bırakınız, gelecek için neler yapacağız onları söyleyiniz.

Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez.

Dünyada hükümet için kanuni yalnız ve tek bir esas vardır. O da karşılıklı görüşme ve danışmadan ibarettir.

Hiç bir millet yoktur ki, ahlâk esaslarına dayanmadan ilerlesin.

.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.

Bir millet savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür.

Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birini eğer kitaplara vermeseydim bugün yapabildiğim işlerin hiçbirini yapamazdım.

Devlet ve milletin mukadderatında milli irade amil ve hakimdir.

Milletimizin güzel sanatlar sevgisini her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.

Halk müreffeh, müstakil, zengin olmak istiyor. Komşuların refahını gördüğü halde, fakir olmak pek ağırdır.

Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar.

Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.

Ermenilerin bu feyizli ülkede hiç bir hakkı yoktur.

Eskiden dinler, bilimler, sanatlar, bütün bilgelikler ve şiirler, bir merkezden ışığın dağılması gibi doğudan batının karanlık bölgelerine doğru yayılırdı.

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.

Çalışmaktan; gayret sarfından, bir cezadan, bir sıkıntıdan, bir fenalıktan kaçar gibi kaçınmak, çok kötü ve tedbirsizce bir harekettir.

Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu ila ve idame edecek sizsiniz.

Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.

Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.

Kılıçla ülke alanlar, sabanla ülke alanlara yenilmeye mahkumdur.

Gerçek işgaller kılıçla değil, sabanla yapılır.

Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir.

Hiçbir medeni devlet yoktur ki ordu ve donanmasından önce iktisadiyatını düşünmüş olmasın.

Hiçbir millet yoktur ki, ahlâk esaslarına dayanmadan ilerlesin.

Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.

Bir Türk dünyaya bedeldir.

İlim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini kavramak ve izlemek şarttır.

Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle iş birliği yapan bütün milletlere saygı duyar ve riayet ederiz.

Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

Askeri harekat, siyasi faaliyetlerin ümitsiz olduğu noktada başlar.

İstikbal göklerdedir.

Birbirimize vereceğimiz işaret şudur: İleri, daima ileri.

Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.

Eğitimdir ki bir milleti; ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

Gençler, siz almakta oldugunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız.

İstiklalin tamamiyeti ancak istiklal-i mali (ekonomik bağımsızlık) ile mümkündür.

Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.

Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir.

Lider dediğin önde yürüyen değil, yol gösteren olmalıdır.

Mazlum milletler zalimleri bir gün mutlaka mahv-ı perişan edeceklerdir.

İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz.

Mektebin vereceği ilim ve fen sayesindedir ki Türk milleti, Türk sanatı, iktisadiyati, Türk şiir ve edebiyatı, bütün bedayiiyle inkişaf eder.”

Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.

Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyiniz.

Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır.

Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.

Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür.

Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve güçlendirilmelidir.

Acizler için imkansız, korkaklar için müthiş gözüken şeyler kahramanlar için idealdir.

Bizim dinimiz en tabi ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dine tabii olmasi için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.

Bütün ümidim gençliktedir.

Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir.

Büyük şeyleri büyük milletler yapar.

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz.

Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı… Gerçek zaferi siz kazanacak, siz sürdüreceksiniz ve behemehal muvaffak olacaksınız.

Yurtta sulh, cihanda sulh.

Millî egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.

Milli eğitim esas olduktan sonra; lisanını, yöntemini ve araçlarını milli yapmak zorunluluğu tartışılamaz.

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ulusun hayatı tehlikeye maruz kalmayınca, savaş bir cinayettir.

Uygarlık demek, bağışlama ve hoşgörü demektir.

Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

Özgürlük olmayan ülkede ölüm, yıkılış vardır. Her ilerlemenin, kurtuluşun anası özgürlüktür.

Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek, insanlık özelliklerinden mahrumiyeti beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir.

Ben gerektiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim.

Ben hayatımın hiçbir anında karamsallık nedir tanımadım.

Bizim akıl, mantık ve zeka ile hareket etmek şiarımızdır. Bütün hayatımızı dolduran vak’alar bu hakikatin delilidirler.

Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.

Milli benliğini yitirmiş uluslar, başka milletlerin avıdır.

Ne münasebet! Olur mu öyle şey?! Sanatçı el öpmez! Bilakis, sanatçının eli öpülür!

Ordu, Türk ordusu… Bütün milletin göğsünü itimat, gurur duygularıyla kabartan şanlı ad.

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet, henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.

Kırk asırlık Türk yurdu, yabancı elinde kalamaz.

Uygarlık doruğunun merdiveni sanattır.

Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türktü bugün de Türktür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.

Vatan sevgisi, ruhları kurtaran en kuvvetli rüzgardır.

Türk milleti insanlık âleminin samimi bir ailesidir.

Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

Zabitan için ya istiklal ya ölüm vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz , bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız.

Tehdit esasına dayanan ahlâk, bir fazilet olmadıktan başka güvene de lâyık değildir.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Türk milleti istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

Yükselmiş ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fenle olur. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.

Rica ile acınma, dilenmekle bir ulus ve devletin onuru bağımsızlığı kurtarılamaz.

Ulusal ekonominin temeli tarımdır.

Türk milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.

Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat, bütün insanlığı şaşırtacak bir hal alabilir.

Türk kuvvet ve zekâsının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.

Türk milleti birçok asırlar,bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kuran’ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndü..

Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum… Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.

Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.

Türk Dili’nin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet teşkilâtımızın, dikkatli, ilgili olmasını isteriz.

Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir.

Zafer, zafer benimdir diyebilenindir. Başarı ise, başaracağım diye başlayarak sonunda başardım diyebilenindir.

Zamanımız tamamen bir iktisat çağından başka bir şey değildir.

Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.

Türk orduları, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklar, fedakârlıklar göstermiştir.

Türk şoförü en asil duygunun insanıdır.

Türk, esirlik kabul etmeyen bir millettir. Türk milleti esir olmamıştır.

Türkiye bir maymun değildir. Hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne batılılaşacaktır. O, sadece özleşecektir.

Türkiye Cumhuriyeti, sanat mekteplerinin tam gelişmesine çok muhtaçtır.

Türkiye’mizi layık olduğu seviyeye yükseltebilmek için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek mecburiyetindeyiz.

Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.