Murathan Mungan Sözleri

murathan mungan

 

Acı veriyorsa geçmiş; geçmemiş demektir.

Yokluğunda her sabah bozuk bir günaydın atıyorum çocukluğumdan kalma eski kumbarama. Geldiğinde sana güzel bir hoş geldin almayı planlıyorum.

Zamanı yıllarla tartanlar yanılırlar hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle hatta çoğu zaman kendiyle bile yaşanır, içini tohuma bırakır … geçer gider geçmez sandıkların bile…

İnsan masumiyetini bazen bir başkasının günahıyla öder.

Alçalan insanların yükselen değerlerinden uzak duruyorum.

Her suskunluk, bir iç kanamasıdır ilişkilerde…

Bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek.

Bütün bir geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatamazsın. Önce içine atarsın, sonra da susarsın.

Çık ortaya saklandığın yerden

Anlatabilsem sende neler gördüğümü kimse inanmaz hayal derdi. Bilselerdi sende neler gördüğümü yıllarca hayal görmek isterlerdi.

Aptallığımız; birbirimizde sahip olmadığımız özellikleri aramamızdı.

Aramaktan vazgeç demiyorum, bulmaktan vazgeç.

Çok sevmenin sevgisizliğine uğradım ben..

Her zaman olduğu ve hepimizin bildiği gibi, bütün gürültülerden sonra geriye yalnızlık kalır.

Unutma bir büyük yazarın dediği gibi, en iyi intikam şekli, kayıtsızlıktır.

Ardından mırıldandığım şiir Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe.

Sevdiklerimizin hayatına ya erken girer, ya geç kalırız. Bütün aşk dramları da bundan doğar zaten.

Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana

Unutarak ve vedalaşarak geçilen durakların birinde inmemiz gerekir bindiğimiz düşlerden hayat belki başka biri yapar bizi.

Aşk kapıyı çaldığında hemen açma… Bazıları, çocuklar gibi zile basıp kaçıyor.

Uzak dediğin önce içinde birikir insanın, sonrası yalnızca yoldur.

Herkes anlamlı anlamlı başını sallıyor. Duygulanmış gibiler, etkilenmiş gibiler, hüzünlenmiş gibiler. Hep gibiler. Hiç kendileri olamıyorlar. Olurlarsa kendilerinden korkuyorlar…

Aşkın bir yolu vardır, Her yaşta başka türlü geçilen. Aşkın bir yolu vardır, Her yaşta biraz geçikilen.

Bazen ona bişeyler yazarsın, yazar silersin.. yazar silersin.. O hiçbirini okumamış olur; ama sen hepsini söylemiş olursun.

Kırık bir kalbi alçıya alırsanız, herkes gelir imzasını atar.

Beden dediğin aşka vesile, insan ruhlara aşık olur, sevdikçe başkasını kendinde bulur.

Aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım dağılıp gitti herkes… İçimi sızlatacak kimse kalmadı içimde.

Azı karar olmadı hiç sevmelerim, Hep çoğu zarar dedikleri kadar sevdim …!

Dört tane gerçek dost edin, tabutunu taşısın yeter…

En mutlu anında bi rüzgar eser de, burnuna o’nun kokusu gelir ya. İşte o’nunla aynı parfümü kullananların Allah belasını versin.

Hayat bazılarına mutsuz olmakla, duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır, daha fazlasını değil.

Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu olur; çünkü ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır!

Yalnız biri olsun isterken, ‘yalnız biri’ oldum istemeden.

Kendim için büyük bir tehlikeyim artık, ilerliyorum içimdeki yer çatlağı boyunca.

Gelirsen yolum genişler, Gelmezsen hayalini severim. Yanmaktan korkmam Ben bu aşka, sağ çıktığım yerlerden geldim.

Her insan kendi olması karşılığında topluma bir bedel öder. Az ya da çok ama mutlaka bir bedel… Kimse bedelsiz kendi olamaz. Bu bedel çoğu kez yalnızlıktır.

Birini adam gibi sevmek; aldanmayı, ağlamayı hatta yalnız kalmayı göze almak demektir.

Dediler ki; yaşından çok daha olgunsun. Evet, dedim. Çünkü hep büyüklük bende kaldı.

Kanayan yaralarına, kan dursun diye başka bedenler basarsan, mikrop kaparsın.

Kırılmış bir bardaktan etrafa saçılmış cam parçasıysam,üstüme basmaya çalışanların ayaklarını kanatmak zorundayım.

Gece söndürür hayalet olmaya yetmeyenlerin ışığını Güçlü olmaya benden daha çok ihtiyacın var Çünkü haksız olduğunu Kalbinin bir yerinde biliyorsun.

Herkes içindir aşk da ayrılık da Yalnızca birkaç kişi ölür acıdan.

Bilmem ki; karşılassak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden..? İkimizde artık bir başkasıyken.

Bir erkeğin bir kadına söyleyebileceği en güzel söz “Bir daha ki seveceğim kız, bizim kızımız olacak” demesidir.

Yağan bir kar tanesi gibi; Camdan bakınca çok masumsun, yaklaşınca soğuksun, dokunursam; erirsin…

Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç. Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur.

Kurşun sesi kadar hızlı geçer yaşamak: Öyle zordur ki, kurşunu havada, sevgiyi de yürekte tutmak.

Mevsimin suçu yok, yokluğun soğuk.

Bir gün gelir, dünyanın bir yerinde yıllarca senin haberin olmadan yaşamış birine bütün hayatını anlatmak istersin .

Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi, benim yolum son durak seninkisi ‘müsait bir yer’di…

Bir tek gece vardır insanın hayatında. Ömür boyu sürer nöbeti. Bu da öyleydi. İyi ol, sağ ol, uzak ol. Ama bir daha görme beni!

Değişen durumlara göre bazen çok iyi, bazen çok kötü bulduğum bir medeni halim var; bekarım.

Hayatım, içimden geçen cümleler içinde geçti.

Birbirimizden kaçırdığımız gözlerimiz ; Şimdi birbirimizden kaçırdığımız gerçeklerle göz göze…

Hepimiz varoluşumuza bir anlam ararız. Kundak ile kefen arasındaki şeyin adı ömürdür, hayat değil. Hayatı biraz da kendimiz yaparız.

Bazı gecelerin sabahı yoktur yalnızca karanlık olarak kalırlar.

Bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde Bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken Bazı sözler karanlıkta söylenir Bazı sözler hiçbir zaman…

Gümüş sahibi olmayanlar, gümüşün karardığını bilmezler. Onlar gümüşü hep ay kadar parlak sanırlar.

Hatırlamak için bir hafızamız varken, unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır .

Kimdi giden kimdi kalan Aslında giden değil Kalandır terkeden Giden de bu yüzden gitmiştir zaten.

Ne zaman bir düş kursam, ertesi gün hayal kırıklarını topluyorum.

Bazı umutlar başka zamanlarındır…

Huzurluyum. Mutluluk benim için hiçbir zaman önemli olmadı. Daha çok raslantı gibi yaşadım mutluluğu. Kısa anların hediyesi gibi. Yaşamın karşıma çıkardığı bazı anlar benim için mutluluk demekti, o kadar…

Varlığın bana yetmiyorken, yokluğunla avunmak zorundayım ! Ya al götür kalanımı. Ya da gel, tamamla eksik kalan yanımı.

Ne zaman içime biraz fazla baksam yükseklik korkum depreşir.

Kimse benim kadar sevmedi” diye bağırıyordu adam. Gözlerin geldi aklıma.. gülümsedim, geçtim .

Ve işte o zaman kırdığın bu kalp, Şimdi kırıyor başka kalpleri ! Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi…

Kimse çıktığı yolda kendisi kalmaz. Yol insanı başkalaştırır.

Onca şarkı, onca film, onca roman Ama sevmeye yetmez ; Herkesin kalbi.

Kimsenin kimsesi yok ki herkesin elmasında kendi diş izleri.

Ne yazık ki, kadınlar arasında kurulan ittifakların çoğu, ancak başka kadınlar söz konusu olduğunda mümkündür.

Sana söz hayat ! Bundan sonra kimseyi göz çukurlarıma ekip, büyümesi için gözyaşı dökmeyeceğim…

Oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim,Ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

Çok sevmenin sevgisizliğine uğradım ben.

Takvim düzeni herkes için aynı olsa da, zaman herkesin içinde başka türlü ilerler.

Sen beni sevmedin ya… Ben de gidip herkesi sevdim ve herkese böldüm kendimi… Herkese az az düştüm… ve kimseye yetmedim..

Sen bildiğim gibi kalmadın ama, Ben unuttuğun gibiyim hala.