Deniz Gezmiş Sözleri

deniz gezmiş

 

Vatan için uykular kaçıyorsa, devrim başlamış demektir.

Vatan, onu parsel parsel satanların değil; Uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır!

Ben Amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.

Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye’nin bağımsızlığını temin edemedik. Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık.

Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!

Onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya alışmışlardır. Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil, sizlersiniz. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik.

(İddianamede)“Fikir özgürlüğünü ve anayasayı paravan yapanlar, önceleri Atatürkçü geçinirken, onun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar. Sadece Mustafa Kemal tarafını beyan ediyorlardı.” şeklinde bir cümle mevcuttur. Bunu kesin olarak reddediyorum. Asla Kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmezler. Bu kasten tahrif edilmek isteniyor. Gerçekler örtülmek isteniyor. Bu cümle art niyetle hazırlanmıştır. Bu memlekette Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa, onlar da bizleriz, sahip çıkmayanlar da ortadadır. Anayasanın uygulanmasını isteyenler gene bizleriz, anayasayı uygulatmayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve o kişiler bugün bizim kellemizi istemektedirler.

(Son mahkeme savunmasında)Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.

Son sözleri “Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler” olmuştur.(İdam sehpasında)

35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeble anayasal bir davranışta bulunduk.

Abi iki gün öncesine kadar Birinci içiyorduk. İdamlar kesinleşince hiç değilse iki gün uçlu (filtreli) sigara içelim dedik! (İdam edildiği gün, avukatı Halit Çelenk’e, ailesine son mektubunu yazdırdığı masanın üstünde duran filtreli sigara paketini açıklıyor.)

Biz stratejik olarak düşüncemizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlar altında olursak olalım, bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak, düşüncemizi her zaman açıkça ifade ederiz. Tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkartacaktır, buna da inanıyoruz.

Emperyalizme, ağalığa karşı nerde mücadele varsa benim devrimci olarak görevim orda olmaktır!

..tir be! Sen kimsin beni tevkif edeceksin?!(Gemerek yakınlarında yakalandığı yerde, saklandığı çukurdan çıkıp güvenlik kuvvetlerine doğru yürürken önüne çıkıp “Ben Emniyet Müdürüyüm seni tevkif ediyorum” diyen polise)

Her ölen, bir kişilik ölümünü ölmüş.(Vietnam’da ölenler için)

Profesyonel devrimci bügünün Türkiye’sinde kendini hayatı boyunca Türkiye’nin bağımsızlığına adayan kimsedir.

Sana yüklediğim anlamları senmişsin gibi düşünme, Aldanırsın! O anlamlarla sadece bende varsın. Ben seviyorsam sen bahanesin.

Şekibe ablaya selam söyle. Bize çok emeği geçti…(İdama götürülürken avukatı Halit Çelenk’e son söylediği söz. “Şekibe abla”, Halit Çelenk’in eşidir.)

Sen bir kulsun, kul olarak kalacaksın.(Kayseri valisine)

İddianamede geçen ve bana atfedilen bir cümleyi kabul etmiyorum. Ben silahımı halka ve orduya karşı kullanmadım, ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve ‘halka ve orduya karşı kullanırım’ şeklinde beyanda bulunmadım.

İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur, iddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz.

Kapısında dipçikle kafa yarılan bir mahkemenin adaletine nasıl güvenelim?!(Mahkeme Başkanı Ali Elverdi’nin usulen sorduğu “Mahkemeye güveniyor musunuz” sorusuna cevabı. Sanıklar, mahkeme salonuna girerken slogan atmaya başlamışlar, jandarmalar duruma müdahale etmiş, bir sanığın başı dipçikle yarılmıştır.)

Mekteb-i Hukuk’un güruh-u serseriyesini topla da açıklama yapalım!(İstanbul Üniversitesi işgali sırasında, işgalin kaldırılması için görüşmeye gittiği dönemin İstanbul Valisi Vefa Poyraz’ın yanından döndüğünde, kapıdan girer girmez bir arkadaşına söylediği ilk söz)

Ne İbo’yla ne de arkadaşlarıyla fikir mücadelesini kazanamazsınız. Ben de kazanamam. Kıvırırlar O yüzden onları susturmanın tek yolu vardır: Ağızlarını açtıkları anda ağızlarına ağızlarına vurun! (TİKKO lideri İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşları hakkında, arkadaşlarına söyledikleri)

Öteden beri arz etmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasa’yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa’yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa’nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa’yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. İddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık savaşına karşıdır, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının hukukuna karşı, reformlara karşıdır.

Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.