Aşk Sözleri

 

aşk sözleri

 

 

“Çok” sevilmeye değil, “hep” sevilmeye ihtiyacım var.

“Yan yana” ayrı yazılır, biz hep “sımsıkı” olalım…

Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.” (Cemal Süreya)

Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.

Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme. Yanıma gel, mevzu kalbimde!

Annem yaşı ilerkedikçe elim kolum ağrıyo diyor, ah be annem benim yaşım kaç ki hergün sol yanım ağrıyor…

Aşk  aslında hiç doğal olmayan bir olgudur ki kendini nadiren tekrar eder; ruh yeniden bakire kalamayacak hale gelir ve bir başkasının ruhundaki okyanusa dalacak gücü kendinde yeniden bulamaz. – James Joyce

Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar. – Isaac Newton

Aşk namaz kılmaya benzer; niyet ettikten sonra etrafa bakılmaz.

Aşk sevgilim, seni düşIerken saç diplerimin bile terlemesi.

Aşk, akıllı aptal demeden tüm insanlara bulaşan bir hastalıktır. – Albert Camus

Aşk; bir bakıma sobaya dokunmak gibidir. Bir defa yanarsın, izi kalır. Sonra bir daha dokunmazsın sadece yanına yaklaşırsın.

Aşkı tanıdığında, Yaratıcı’yı da tanırsın.- Kızılderili atasözleri

Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, hala sevebiliyor oluşuma aşık olurdun – Elif Şafak

Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.

Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana aşık olduğumu, ölsem söyleyemem.(Özdemir Asaf)

Bendeki yerin anayasadaki ilk 3 maddeye benzer sevgili; değişmez, değiştirilemez, değişmesi teklif bile edilemez.

Bil ki düşmek değildir insanları üzen. Elinden tutar gibi yapıp aslında itenlerdir insanı hayata küstüren.

Bir çift göze aşık ve diğer bütün gözlere körüm.

Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.

Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Büyük aşklar ya sonsuzdur, ya da o’nsuz!

Büyük bir zat der ki; eşimle tanıştığım ilk gün, diğer bütün kadınların cenaze namazını kıldım.

Dur ve dinle! Duyduğun her ayak sesi benim olabilir. Çalan her zilde benim parmağım kalmıştır. Perdeleri ardına kadar kapatma belki karşı binanın çatısında sana el sallayan ben olabilirim.

Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, seIin coşkusunda, kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakın unutma.

Gördüğünü herkes sever, sen onda görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan; Ten”e değil, kalbe dokunacaksın. – Bob Marley

Gülmek icin mutlu olmayı bekleme, belki mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlayayım deme, belki bir yerde bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Gülüşünü seversin, sesini seversin, sohbetini seversin. Sevmek için illa ki yüzünü görmek şart değil; Yüreğinde duruşunu seversin.

Her yüreğin harcı değiIdir dokunmadan sevmek.

İnan gözümde hiç bir değerin yok, ne varsa kalbimde.

İster yar ol, ister yara. Lütfun da başım üstüne kahrın da…

Kalbimi bedenimden söküp senin avucuna vermek istiyorum. O senindir çünkü senindir artık. Sen ruhumda başladın ve bütün vücudumu kapladın. Bütün vücudum sen artık.

Kalp midir insana sev diyen, yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek? Bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

Kül olmuş ateş yanar mı? Buz tutmuş su akar mı? Bu gözler seni gördü başksına bakar mı…

Merhaba sevdiğim; ben o sevmediğin. Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından? (Ümit Yaşar Oğuzcan)

Mutlu olmak kimin umrunda, sen yanımda ol yeter.

Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık ”sevda” da boğulur…

Ölsen bile benden kurtulamazsın. Kefen olur bedenini sararım. Yağmur olur üzerine yağarım. Çiçek olur mezarında açarım. Ölsen bile benden kurtulamazsın.

Onunla kavga etmeyi, başkasıyla gülmeye değişmem.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. (Can Yücel)

Öyle ucuz değil gül koklamak, gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren, o aşkın kapısında yatmalı…

Sen benim en kıymetlimsin, en güzel vazgeçilmezimsin. Sevmekle bitmeyenimsin, sen benim hakikatlimsin. En derin, en içimdesin, sen benim en güzel derdimsin…

Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin…

Sen güllere özenme güller sana özensin, üzme tatlı canını sen güllerden de güzelsin. Bir gülüş kadar özgür özgürlük kadar vazgeçilmezsin gülüm sen her şeye değersin.

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim.

Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.

Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı…

Sonunda üzülmemek için aşık olmayanlar, tuvalete gitmemek için yemek yemiyor olmalı. – Can Dündar

Ve aşk… Herkesi ona benzetip, Kimseyi onun yerine koyamamaktı…

Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece.

Yağmur başladı. Gelse de ıslansak dediği biri olmalı insanın.

Yum gözünü aç elini. Yüreğim senindir. İster cam kenarına koy, güneş alsın. İster can kenarına koy, hep sende kalsın.

Yüzüme okunmuş bir dua gibisin sevgilim. Çok şükür bugün de aşığım sana.